Fatih Terim'den çarpıcı açıklamalar...

Galatasaray'da teknik direktör Fatih Terim, beIN Sports'a birçok konuda açıklamalarda bulundu.

0 Yorum Can Bedel
Fatih Terim'den çarpıcı açıklamalar...

REKLAM

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, beIN Sports'a konuştu. Deneyimli teknik adam geçtiğimiz sezon, pandemi dönemi ve bu sezona dair merak edilen soruları yanıtladı. 

"GEÇEN SENE İSTİKRARLI OYUN ANLAYIŞIYLA ÜST ÜSTE 2 MAÇ AYNI 11'LE OYNAYAMADIK"

Biz bir oyun anlayışına uygun olarak, elimizdeki imkanları zorlayarak ilk 11'e çıkabilecek oyunculardan bir oyun geliştirmek zorundaydık. Yanlış hatırlamıyorsam istikrarlı bir oyun anlayışıyla üst üste 2 maçı bile aynı 11'le oynayamadık. Satranç, dünyada bilinen en stratejik oyunlardan biri kabul edilir. Geçen sene benim koltuğumda olmayı bir strateji oyunu haline getirselerdi çok az kişi seviye atlayabilirdi. 

"KİMSENİN BEKLEMEDİĞİ EKSTRA DURUM YAŞANDI"

Kimsenin beklenmediği ekstra durum yaşandı. İşin garibi hala yaşamaya devam ediyoruz. İşin doğasından uzaklaştık. O heyecanı yaşayamıyoruz ama hayat devam ediyor ve alışmaya çalışıyoruz. Bu illetten kurtulana kadar. 

"PANDEMİ DÖNEMİNDE FUTBOLCULAR ETKİLENDİ"

Pandemi döneminde futbolcılar etkilendi. Nasıl hareket edeceklerini bilemediler. Hepimiz öyleydik tabii. Florya'da olağanüstü hal ilan ettik ve bu işi en az zararla nasıl atlatırız düşüncesiyle tedbirler aldık. Oyunculara olması gerektiği şekli anlatıldı. 

"GALATASARAY TARAFTARI, SEYİRCİDEN FAZLA OLAN TAKIMLARDAN"

Galatasaray hala taraftarı, seyirciden fazla olan takımlardan. Taraftarlarımızın bize katkısı devam ediyor. Maça çıkarken en az takımım kadar taraftarlara da güveniyorum. 

"BAŞKANLIK GİBİ BİR DÜŞÜNCEM YOK"

Altyapı, öz kaynak önemli ama altyapıdan önce üst yapılara bakmak lazım. Büyük resme baktığınızda kulüplerin kapısına kilit vurulması gerektiği çok açık. Diğer kulüpler farklıdır ama benim açımdan Galatasaray'ın durumu kabul edilir değil. Bu laflardan da yakıştırmalar yapılacaktır başkanlıkla ilgili, bir kez daha açık olarak ifade edeyim. Böyle bir düşüncem yok. Zaman zaman direk basın toplantılarında böyle gitmez diyoruz. Deniz bitmiş durumda. Hangi yönetim daha iyi kredi anlaşması yapar, hangi yönetimin yerel veya uluslar liglerle ilişkisi iyidir, hangisi kasa kolaylığı yapar? Bunlar geride kaldı. Çevrilebilir bir borçtan bahsetmiyoruz. Kredi faizleri bile ödenebilir durumda değil. Zaten çıkıp kimse de benim çıkış planım var diyemez. Her sene şampiyon olsanız, Şampiyonlar Ligi'nde kupa kaldırsanız da borçları ödemeniz zor.

"ARTIK GENÇ OYUNCU KAVRAMI DEĞİŞİYOR"

Altyapıya nasıl yöneleceğiz? Mülkleri mi satacağız? Sponsorlarla mı bu işimizi yürüteceğiz? Ortak mı bulacağız? Satışa mı yöneleceğiz? Bunların hiçbirini konuşamıyoruz. Nedenini söyleyeyim. Galatasaray bizim kutsalımız. Tarihiyle, değerleriyle bir dünya markası. Bu kıymetin heba edileceğini ve değerlerinin değişeceğini söylüyoruz. Yıllardır duyarsınız. Galatasaray'ın en önemli değerlerinden birisi "Kol kırılır, yen içerisinde kalır". Kol kaza ile mi kırıldı yoksa bilerek ve isteyerek mi kırıldı? Bazı konuları net bir şekilde konuşma taraftarıyım. Altyapılara gelelim. Çok duyuyorum, 'Hocam, Ozan gibi oyuncular çıksa kulüp kurtulur' diye. 11 milyon Euro Ozan'ın satışından geldi. Bu paranın yüzde kaçı akademiye geldi. 'Sıfır.' Neden, ya yeni oyuncu alınması gerekir, ya borç ödenir ya da maaş ödenir. Bütçede de böyle bir kalem yok. Akademinin böyle bir bütçesi yok. Ozanları yetiştiren antrenörüm ne kadar maaş alıyor? 2 bin 500 ile 4 bin TL arası bir maaş alıyor. Bu arkadaşlar haftada 6 gün çalışıyor. Türkiye'nin en büyük kulübünde çalışıyor ve Ozan'lar yetiştiriyor. Varın Anadolu'yu düşünürsek vay halimize. Artık genç oyuncu kavramı değişiyor. Sosyal medya, çevre, aile kavramı var. Bunlar oyuncuyu değiştiriyor. Sonra zaman zaman neden şu genç oyuncu neden oynamıyor deniyor. Demek ki bir bildiğimiz varki bazı genç isimler süre alamıyor. Sadece yetenek kafi değil. Baskıyı ve stresi nasıl yönettikleri, algılamaları, uygulamaları veya seviyelerini belirli bir yere çekmek için lazım olan kavramlar. Dünyanın hiçbir yerinde genç oyuncu oynat ve her sene şampiyon ol beklentisi anlaşılabilir ama uygulanabilir değil. Kulüplerin geleceği olarak görülen altyapılarda durum bu. Yeni Ozanlar çıkar mı? Kulüplerin geleceği için alt yapılar yeterli midir?

YABANCI SINIRI HAKKINDA

Bir Haliç Konferansı yaşadık. Yol haritası için öneriler getirmiştim. Aslında yapılması gereken çok basit. Futboldan gelmeyen bir anlayış. Daha önce A Ligi diye bir lig vardı. Sonra bunun adı ve statüsü değiştirildi. A takımda süre alamayan genç isimler bu takımlarda oynuyordu. Fakat 1.5 sene önce bu değişti. Çünkü felsefe şuydu. U21 düzeyine gelmiş bir oyuncu zaten A takımda süre alamıyorsa bu ligi kapatalım dendi ve kaldırıldı. Yüzlerce çocuk açıkta kaldı ve işsiz kaldı. Daha sonra rezerv lig uygulaması getirildi. Şimdi sonra ne oldu? Sonra bir veya iki kulübün talebiyle kaldırılan lig TFF tarafından B Ligi olarak açıklandı. Kulüplere katılım isteğe bağlı diye yazı gönderildi. B takım için açıklanan statü ve kriter evlere şenlik. Herhalde yapılmayacak ses seda yok. Çocuk oyuncağı değil. U17 dahil tüm alt liglerin olmayacağı yazısı gönderildi. Ama U14, U,15, U16, U17'ler oynamıyor. Türk futbolu büyük bir tehdit altında. Bana soranlara "Ne doğru ki bu olsun" diyorum. Şimdi bence seneye bu görüntüleri tekrar yayınlayın. Çünkü bu kurallar yeniden tartışıldığında önemli done olacak. Yabancıya gelince bu kuralı futbol direktörü olduğum dönemde Sayın Demirören'e izah ettim. En son Kulüpler Birliği Toplantısı'na ben anlattım. Burada en çok zarar görecek kişi bendim. Ben de bu riski aldığımı, dünyada bunun örneklerinin çok olduğunu yabancıların serbest olduğunu görürsünüz. Orada bir de ekstra kontenjanlar da vardı. Böyle baktığımızda şampiyon olanlar İspanya, Almanya, Fransa... Olayın boyutu burada değildir. Esasında kural Türk oyuncu kuralıydı. 14 Türk oyuncu olmadan oynayamazsınız. Kim ne kadar Türk oynatırsa bunun karşılığını alır. Hatta altyapıdan oynatacak oyuncu 2 misliydi. Kulüpler tarafından pek rağbet görmedi. Belki hala vardır. Çok büyük Euro'larla yedek oturan çok oyuncumuz vardı. Kendisini hiç sıkmadan bu paralarla oturuyordu. Bugün bir kaç şeyin oturduğunu görüyoruz. Bir tanesi herkes oynamak istiyor. Sadece Türkiye'yi değil dışarıyı tercih ediyor. Takır takır oynadıklarını görmekten gurur duyuyorum. 

Milli Takım'a olan sıkıntının olmadığını gördük. Bu kararın ardından 2016 Avrupa Şampiyonası'na gittik. Bu belki şöyle yapılabilirdi. Eksik yerlere veya diyelim ki yenilenmesi gereken yerler yapılabilir, daha net ve ülkemize uygun olduğunu düşündük. Dünyada pek yasak kalmadı. Yerli ve yabancı demek istemiyorum. Bizim evlatlarımız gidip nasıl dışarıda oynuyorsa çok ilgi görüyorsa diğerleri için de aynısını düşünmeliyiz. Bence alınmış doğru kararlardan biridir.

REKLAM

BENZER HABERLER

Yorum Yaz

Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.

Toplam Karakter: 0

0 YORUM